Eğitimde İçselleştirme

Öngörüdür.

Kendini ifade ederken karşı tarafın yerine kendinizi koyabilmektir.

Doğru plan ve program yapabilmektir.

Zamanı doğru yönetebilmektir.

Kişinin kurduğu bir cümlenin arkasından ne geleceğini analiz edebilmektir.

Takım arkadaşıyla görev paylaşımını bilmektir.

Matematik konusunda kafamızda yıllardır birikmiş bir çok soruya Stephen Hawking tarafından örnek gösterilen Maarit Rossi adlı Finlandiyalı matemetik öğretmeni ile yapmış olduğumuz sohbet sırasında cevap bulduk.

Matemetiğin bizlerin hayatındaki önemini Stephen Hawking şöyle anlatır; ‘Evrenin dilini anlayabiliyorsanız bunun sebebi hayatın matematiğidir. Unutmayınız ki her sıra dışı insanın başarı hikayesinde hayatın matematiğini çözmek vardır.’ Maarit, anaokulundan lise son sınıfa kadar her yaş grubuna matematik eğitimi vermiş bir öğretmen. Dünyaya ismini duyurmuş bu öğretmeni ilk tanıyacağımız gün karşımızda son derece teknik konular anlatan, söylediği bir çok cümleyi anlatmakta zorlanan bir hal beklerken son derece renkli ve şık kıyafetlerle, gözlerinin içi parlayan, yüksek enerjili bir kadın bulduk. Kendisine matematik için görüşlerini sorduğumuzda ise hiç beklemediğimiz cevaplar aldık.

Matematik;

Doğduğumuz günden ölümümüze kadar zihnimizi açık tutmaktır. Gözlem yapmaktır, doğru planlar yapmaktır, anlamaya çalışmak, anlatmaya çalışmaktır. Çok yönlü düşünmektir, bir sonraki süreci kurgulayabilmektir. Hayal edebilmektir, sevebilmektir hayatı ve hayata ait olan her şeyi…

Kısacası matematik hayatın kendisi demektir.

Biz ‘Focus on Kids ailesi’, matematiği çocuklarımıza drama, müzik dersi, sanat dersleri dans ve yoga derslerinin içeriğinde hayatın anlamı olarak veriyoruz.

Hayatın içindeki matematik…

Bir hazine kutusu hayal edin!… İçinde resim, müzik, dans…. Kutunun üzerinde kocaman harflerle yazılı olan ise ;

SANAT…

Hepimiz kendimizi farklı yöntemlerle ifade ederiz. Bazen bir gülümseme, bazen bir şiir ya da dans ile… Konuşmak en önemli iletişim aracı desek de, çok zaman onun yerini alan çok daha özel araçlar vardır. Mozart’ın biricik babasına bir doğum günü kutlamasında söylediği gibi;

Sevgili babacığım! Duygularımı şiirle aktaramam, şair değilim, kendimi gölgeler ve ışıkla ifade edemem, ressam değilim, düşüncelerimi hareketlerle de açıklayamam, dansçı değilim. Ben kendimi en doğru bestelerle anlatabilirim.

Ya da Frida’nın hayatını adadığı aşkı Diego ile yaptığı diyalog;

Mutluluk nedir, biliyor musun? diye sordu Frida, muzip bir bakışla.

‘Sosyalizm olabilir ya da belki nirvana.”dedi Diego

Hayır öyle değil, şu an mutluluk nedir? Dedi Frida

”Sıcacık öğle yemeğini getirdiğin çiçekli küçük sepet.” Deyince Diego, Frida en özel tablosunu fırçasına döker ve mutluluğu resimle anlatır.

Peki ya dans…

O da mı kendini ifade etmenin başka bir yolu?

Tchaikovsky’nin’ Kuğu Gölü Balesi’ müzikalinde , hırslarını ve masumiyetini bale gösterisinde anlatan Nina gibi iç dünyasını ayak parmaklarının üstünde anlatmak…

Sanatın var oluş sebebi olan bu üç dalı drama ve yabancı dil eğitimi ile birleştirerek çocuklarımıza küçücük yaşlarında öğretmekteyiz.

Drama ve Matematiğin Sanat, Bilim, Doğa ve Müzikle Dansı…

Matematik dersi ilkokul çağından itibaren dünyanın her yerinde çocuklarımızın korkulu rüyasıdır. Matematiğin tanımı acaba yanlış mı yapılmaktadır? Matematik; formül, çarpım tablosu ve kümelerden mi ibarettir? Ya da Hintli matematikçi Srinivasa Ramanuja’nun bizlere öğrettiği gibi matematik hayatın merkezi midir?

Focus on Kids ailesi der ki ;

Doğadan sanata, sanattan bilime dokunmak en önemli odak noktamızdır.

Yaşamı hayal edin… doğadaki bitkileri, suyu, bulutları, güneşi, gezegenleri, dağları, kayaları, toprağı hayvanları, fosilleri, nehirleri, madenleri ve daha binlercesini…

Her birinin varoluşu bir bileşim veya etkileşimle oluşmuştur. Doğada farklı bölgelerde yer alan binlerce yaprak çeşidi, iklimlere ve coğrafi koşullara göre vücut gelişimi değişen canlılar, madenlerde var olan yer altı kaynakları, doğadan elde edilen enerji kaynaklarının günlük hayatımızda nasıl bir değişim göstererek kullanılır hale geldiği ve bunun matematiksel hesaplamaları…

Bilim, evimizde beslediğimiz küçük bir su kaplumbağasından, aydınlatmada kullandığımız mum ya da elektrikli lambalara kadar hayatımızın her alanında varken bunu çok küçük yaşlarda çocuklarımıza öğretmeye başlamak, kuracağı doğa, bilim ve sanat denklemini kavramalarına yardımcı olacaktır.

Ali öğretmenimiz bilim derslerimizde bazen bir ipek böceğinin ipeğinin nasıl değerlendirildiğini, bazen çam ağacı kozalaklarının neden oluştuğunu, bazen bir uçağın pervanesinin hava akımıyla dengesini, bazen de evlerimizi ısıtan yer altı kaynaklarının kökenini çocuklarımızın anlayabileceği yöntemlerle neşeli deneyler yaptırarak öğretir.

Ve böylelikle doğa, sanat ve bilim denklemi çocuklarımızın zihinlerine yerleşmiş olur.

Bizim toplumumuzda başarının ölçütü, dereceye girmek, yüksek puan almak, parmakla gösterilen bir öğrenci, doktor, mühendis, avukat olmak… Başarının sınırlarını bu şekilde çiziyor adeta yarış atı yetiştiriyoruz. Daha hızlı koşsun, birinci olsun, herkesi geçsin diye hayatı bir yarıştan ibaret göstererek onların hayallerini, yeteneklerini, potansiyellerini hiçe sayıyoruz. Oysa çocukluğunu iyi bir ortamda ve yeterince eğlenmeden geçiren biri baskı altında oluyor çoğu zaman. Çocukluğun, yaşlılarla özgür ilişki kurulan,  yaratıcı bir iklimde  geçirilmesi gerekir. Bu nitelikte çocukların yetiştirilmesinde dansın da rolü vardır. Dans kendilerini başka bir şekilde ifade ediş biçimidir.

Müziğin temelinde dans ve eğlence vardır. Eğer çocuklarımız müzikle ilgileniyorlarsa öğrenmeleri daha kolay olur. Çocuklar, dans ederken yaptıkları hareketlerle duygularını ifade etmeyi sağlayıp estetik algılarını geliştirir. Vücut koordinasyonlarını arttırarak grup dahilinde uyumlu hareket yeteneklerini geliştirirler. Çocukların duygusal gelişmelerine ve sosyalleşmelerine de  büyük katkı sağlar.

Dünya insanı olmak yolunda iletişim…

İletişim, önce kendinizi doğru ifade etmekle başlar. Bunun ilk adımı da anadilimizi ve buna paralel farklı dilleri doğru cümlelerle konuşmaktan geçer. Dünya hızla küçülürken dünyanın bir ucunda yaşayan insanlarla birbirimizi hiç görmeden iletişim kurmak bizler için hem mesleki hayatlarımızda hem de sosyal hayatlarımızda çok önemli rol oynuyorsa eğer biz Focus on Kids ailesi için okul öncesi eğitimde farklı dillerde eğitim verilmesini sağlamak da en önemli görevimizdir. Uluslararası eğitim programlarına odaklanmamızın da temel misyonumuz olması sebebiyle başta İngilizce olmak üzere Almanca, İspanyolca ve Rusça eğitimler vermekteyiz. Tam zamanlı ve ders saatli yabancı öğretmenlerle verdiğimiz eğitimler sadece yabancı dil derslerinde değil müzik, dans, drama ve yoga derslerinde de verilmektedir.

JİMNASTİK VE YOGA

Bir çocuk hayal edin… Güne önce müzik eşliğinde beden hareketleri ile başlayan… Uykulu bakışlar arasında günün mahmurluğunu atmaya çalışırken, gülümseyen öğretmeninin sevgi dolu bakışlarıyla yoga hareketleri, arkada sakin ve huzurlu müzik ritimleri eşliğinde… Beden hareketleri önce yavaş ve sakin iken sonlara doğru hızlı ritmik hareketlere döner.

Focus on Kids ailesi, sporu doğayla iç içe bahçemizde, müzik eşliğinde, bazen yoga, bazen jimnastik, bazen dans ile öğrenmektedir. Güne sporla başlayan çocuklarımızın gün içerisinde aldığı eğitimlerde derse motivasyonu bu yüzden çok yüksektir.

Plato da şöyle demiştir zaten;

‘Çocuklarınızı büyütürken beden hareketlerini müzikle birlikte öğretmelisiniz. Çocuğunuzun yaşam boyu başarısı bu yolla mümkündür…

Müzik, okul öncesinde en önemli derslerden… Fısıltılarla mırıldanarak da başından anlatıyorsun içindekileri. Sol’le, mi’yle, do’yla. Kafiyeyle ölçüyle. İlacın kralı müziktir anlayacağınız. Bu girizgahtan sonra size anlatacağımız şey müziğin önemini kuvvetlendiriyor. Müzik, anne karnından itibaren öğrenme gelişim sürecinin bir parçasıdır. Okul öncesi dönemde de müziği dinleyen çocuk, sessiz olmayı, dikkatini yoğunlaştırmayı, sesleri tanımayı ve ayırt etmeyi öğreniyor. Şarkı söyleyen çocuk bu sayede sesini kullanmayı da öğrenir. Müzik aletlerini kullanırken de enerjisini olumlu yollarla dışa yansıtır. Sesleri keşfederek kendi ritmini yaratır. Böylece enstrüman çalma becerisi kazanır. Bu da çocuğun başarı ve güven duygusunu geliştirir. Bu sebeple alanında tecrübeli öğretmenlerimizle çocuklarımıza iyi müzik dinlemeyi ve müzik aleti çalmayı öğretiyoruz.

Sanat tüm insanları bir araya getirir. Ne demiş Mustafa Kemal Atatürk ‘Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir’. Yaşasın sanat ve sanat’a âşık olanlar. Başka bir dünya olabilir. Biz değiştiremediysek çocuklarımız değiştirecek bu dünyayı. Sevgiyle, aşkla, hoşgörüyle, akılla bilimle ve tabi ki sanatla.

Peki, resim çocuklarımızın bakış açısını değiştirir mi? Cevabı çok kısa ve net: Değiştirir.

Duygularını açığa vurmasını güçlü bir konsantrasyona kavuşmasını daha mutlu, özgüvenli bir birey olmasını kolaylaştırır.

Göz ve el koordinasyonunu sağlar.

Kişiliğini arzularını kaygılarını yansıtır.

Çocuk konuşarak ifade edemediklerini resim yoluyla ifade edebilir.

Çocuk resim yaparak duygusal, algısal, gelişmeye yol bulur.

Soyut düşüncelerini çizgi renk ve leke ile somutlaştırır.

Bu yolla çocuk kendini yapmış olduğu resimlerle keşfeder.

Haydi anne ve babalar çocuklarımızı özgür bırakalım. Diledikleri gibi hayallerini, duygularını, düşüncelerini boyalarla buluştursunlar. Küçücük yaşta öğrenirlerse renklerin dilini, doğayı, evreni yeni bir bakış ile anlayıp koca bir kalple severler.