Öğretmen; hayata dair herhangi bir bilgisi, tecrübesi olmayan küçücük bireylere kendi başına var olmayı, mücadele etmeyi, başarmayı öğreten yol göstericidir bana göre. Bu bağlamda eğitim de çocuklarımızı geleceğe hazırlayacak, ebeveynlerinden bağımsız hayatlarını devam ettirme becerilerini kazanmalarına imkan tanıyacak şekilde olmalıdır.

Okulda öğrenilen bilgiler özellikle küçük yaş gurubu çocuklarda hiçbir anlam ifade etmemekte ve çabucak unutulmaktadır. Ne zaman ki okulda öğrenilen bilgiler gerçek hayatta uygulanır, deneyimlenir ise işte o zaman kalıcı öğrenme gerçekleşir. Ezbere dayalı, günü kurtarmaya yönelik çalışmalar ile yapılan eğitim amacına hizmet etmemektedir. Bunların yanında öğretmen yeri geldiğinde bir anne, baba, abi, abla, kardeş olmayı bilmelidir. Öğretmen çocuklarımızın uçsuz bucaksız hayal dünyalarını besleyerek, en sevdikleri şey olan oyunlar oynayarak ve öğrendikleri bilgileri gerçek hayatta uygulamalarına imkan sağlayarak rehberliğini en verimli şekilde yapmalıdır. Bireysel farklılıkları, ilgi ve yetenekleri göz önünde bulundurarak yapacağı planlamalar ve etkinlikler ile eğitimi en verimli şekilde yöneterek, çocuklarımızın keyif alarak öğrenmelerine zemin hazırlamalıdır.

Bana göre eğitim; geleceğimizin mimarı olan çocuklarımızı akademik donanıma sahip, ilgi, merak ve ihtiyaçlarının farkında olan, sorumluluk alabilen, problem durumlarında hızlıca çözüm üretebilen, bilimin gücüne güvenen, dünyadaki gelişmeleri yakından takip eden, kendini geliştirme ve yaratıcılığını kullanma alışkanlığı edinmiş, eleştirel düşünebilen, haksızlığa karşı haklarını özgürce savunabilen, insani ve etik değerlere sahip, deneyerek, yaşayarak ve en önemlisi geleceğe mutlu olarak ilerlemelerini sağlamaktır.

Erhan KARADENİZ

Sınıf Öğretmeni

tr_TRTurkish